Ya içindesin çizginin ya da dışında! - Brand Week Istanbul

Ya içindesin çizginin ya da dışında!
Brand Week Istanbul yaklaşırken küçük bir yazılı fragman sunalım istedik. 9-13 Kasım’da online gerçekleşecek etkinliğin bu yılki teması, içinde bulunduğumuz yıla bir referans niteliğinde: “Çizginin Dışındakiler”

Brand Week Istanbul’un bu yılki teması Outliers, yani Çizginin Dışındakiler.
Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid-19 vakasını pandemi olarak tanımladığı Mart ayının erken günlerinden bu yana, bir çeşit sosyal laboratuvara dönüştü gündelik, profesyonel, bireysel, kolektif, yerel ve küresel yaşamlarımız. Yani, çizginin dışında olan bireyler değil bu kez; topyekûn dünyanın kendisi.

“Karnavallar ucuza gelir. Asıl imtihan da her şey olup bittikten sonra takip eden günlerde başlar, gündelik hayatımızın dönüşümünde…”
Sloven düşünür Slavoj Zizek, 2008 global finansal krizinin ardından dünyanın dört bir yanında başlayan isyanların değerini bu sözlerle biçmişti. Aradan geçen 12 yılda, bu isyanlar yalnızca sistemin dışarıda bıraktıkları tarafından değil, sistemi üreten ve sürdürenler tarafından da dillendirildi, hatta sahiplenildi. Bugünlerde içinden geçtiğimiz ve alışılmış düzenimizin askıya alındığı bu süreç de bir karnaval olarak tarif edilebilir. Yine de bazı nüansların altını çizmekte fayda var.

SİYAH KUĞU OLMAYANLARDAN ÇİZGİNİN DIŞINDAKİLERE

Yılın ilk çeyreğinde Covid-19’u “siyah kuğu” olarak tarif eden medyaya karşı çıkmıştı kavramın yaratıcısı, matematikçi Nassim Nicholas Taleb. Beklenmedik olaylar için kullanılan bu kavram, Covid-19 gibi insanın doğaya müdahalesinin, üretim ve tüketim alışkanlıklarının, doğru bilgiye ulaşılmasının önündeki teknolojik engellerin ve toplumsal eşitsizliklerin yönetilemez kıldığı bir olay için kullanılamazdı. Zira tam da bu dünya tasarımının sonucu olarak gerçekleşen bir felaketti. Yani, öngörülebilirdi. 2008 global krizi de dahil olmak üzere son yıllarda yaşadığımız tüm karnavalesk durumlar gibi… Dolayısıyla alt-üst oluş hallerimiz kadar, toz ve duman bulutu kaybolduktan sonraki tercihlerimize odaklanmamız gerekecek, Zizek’in önerdiği gibi.

Her şeyin değişmeden kalabilmesi için yaptığımız onca değişikliği düşünün. Kozmetik müdahaleler, revizyonlar, itibar çalışmaları ya da söylemsel dokunuşlar… “Normal”in kendisinin en başından itibaren sorunlu bir yapı olduğu gerçeğini görmezden gelerek, normal olana geri dönmek için yaptığımız hazırlıklar… Dolayısıyla bugünlerde en sevdiğimiz -ya da kullanmaktan sıkıldığımız- kavram haline gelen “yeni normal”, eski hallerimizden radikal bir kopuşu beraberinde getirmeli. Hal böyleyken de etik tercih çizgiyi değil, çizgi dışındakini savunmak haline geliyor. En azından her karnavalın içinde barındırdığı o yaratıcı ışığın hakkını vermek için…

BRAND WEEK ISTANBUL’UN “İÇ YÜZÜ”

Brand Week Istanbul, bugüne dek iki ihtiyacı karşılamaya önem verdi: Yaratıcı endüstrilerin farklı taraflarını fikir alışverişi yapabilmeleri için bir araya getirmek ve kültürden topluma, ekonomiden siyasete tüm yakın tarih gelişmelerine dair bilgilendirmek. Bu yıl dijital bir mecrada yanıt vereceğiz bu beklentilere. Ekranları başından -Covid-19 önlemlerinin yeniden hayatımıza girme ihtimaliyle belki de evlerinden- katılacak etkinlik izleyicileri için muhteşem bir dijital deneyim sunacağız ancak alışılmış Brand Week Istanbul kurgusunu da mümkün olduğunca muhafaza edeceğiz.

Birbirinden oldukça farklı zaman dilimlerinden seslenecek çizgi dışı isimleri akşam saatlerinde Türkiye’nin çizgi dışı isimleriyle bir araya getireceğiz. Güncel gelişmelere yönelikse iki paralel programımız mevcut: Digital Future Hub ve Inspiration Room.

Dijital dönüşümü Mart ayından itibaren hızla ileri sarmışken, bu alandaki paradigma değişiminin doğuracağı olası senaryoların izini sürmekte fayda var. Digital Future Hub’da da bunu yapacağız. Makine yaratıcılığından platform devrimine, duygusal yapay zekâdan insanileştirilmiş teknolojilere, deneyim tasarımından tüketicileri pasif konumlarından çıkaran interaktif iletişim modellerine dek pek çok başlığın pandemi-sonrası dünyanın iş yapış dinamikleriyle ele alınacağı pek çok seminer bekliyor Digital Future Hub katılımcılarını. Bu programın yıldızlarından biri de inovasyon ve girişimcilik pratiklerinin dünyadaki en yetkin isimlerinden Michael Schrage.

İLHAM DURAKLARI

Inspiration Room’a gelince… Misyon temelli inovasyon, tüketim sonrası hayat ve değişen duygu dünyamız, etkili yaratıcılık ve yeni hikâye kodları, aktivizm, kuşaklara ve toplumsal cinsiyetlere yönelik farklı yaklaşımlar ve daha birçok başlık var bu sanal programın beş günlük menüsünde.
Birkaç isim önerisi de sunmuş olalım: Mizah, inovasyon ve yaratıcılığın reklamcısı Rory Sutherland, yerlilerin iklim mücadelesine yönelik kararların alındığı masadaki söz hakkını savunan Çadlı aktivist Hindou Oumarou Ibrahim, marka güvenliği gibi “teknik” bir konuyu ırkçılık ve ayrımcılık karşıtı bir mücadeleye dönüştüren Sleeping Giants Eş Kurucusu Nandini Jammi, toksik maskülenitenin çözülüşünden yeni bir marka yaratan Daniel Gray, dijitalleşmiş yaşamımızdan binlerce yıl sonrasına kalacak analog miraslar yaratan bellek avcısı Martin Kunze, deepfake teknolojilerinin biri inovatif diğeri distopik olan iki vaadinin izini sürecek olan sanatçı Hao Li, gündelik hayat tecrübelerinden pratik iş fikirleri yaratan “tebdili kıyafetli ekonomist” Tim Harford, gezegenimizdeki yaşam olasılıklarının izini süren astrobiyolog Betül Kaçar ve sürdürülebilir kalkınmanın dijital ekonomilerdeki izini süren Alex “Sandy” Pertland… Her biri dinlemeye değer sunumlarla hazırlanıyor Kasım ayının en ilham verici haftasına.

Kısaca menümüzde yine ilham ve strateji; tutku ve bilgi; hayaller ve gerçekler eşit derecede mevcut. 2020 başında gerçekleştirdiğimiz ajans ziyaretlerinden birinde ortaya atılan şakayla karışık bir öneri vardı: İş dünyası için yasal bir Brand Week Istanbul serbestisi oluşturmak. Zira program o kadar kapsamlı oluyor ki, etkinliği takip etmek, iş mesaisini aratmayan bir emek gerektirdiği gibi profesyonel eğitim ihtiyaçlarına ve güncel gelişmelere yönelik tüm sorulara yanıt veriyor. Bu yıl bu derinliği dijital bir dünyada hep beraber tadacağız. 9-13 Kasım tarihlerine takviminizde yer vermenizi ve yenilikleri takip etmek için MediaCat’in basılı ve dijital mecraları başta olmak üzere platformlarımıza göz atmanızı dileriz.