Yılın en ilham verici haftası olarak kabul edilen ve iş dünyasından yaratıcı endüstrilere kadar geniş bir yelpazeyi kucaklayan Brand Week Istanbul 2025, “Brand New World” temasıyla Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği üç günlük maratonu tamamladı. Dünyanın dört bir yanından gelen düşünce liderlerini, uzmanları ve sanatçıları ağırlayan etkinlik; teknoloji, kültür, ekonomi ve toplumsal değişimlerin haritasını yeniden çizerken, katılımcılara geleceğe dair güçlü içgörüler sundu.
Etkinliğin açılışını Master of Ceremony Yekta Kopan yaparken, ilk günün felsefi derinliğini Filozof Wilhelm Schmid belirledi. Kendi hayat hikâyesinden yola çıkarak modern insanın içindeki boşluk duygusuna değinen Schmid, yaşam sanatının yedi temel maddesini sıraladı. “Biz özgürlüğün çocuklarıyız” diyen filozof, mutluluğun peşinden koşmak yerine “güzelliği aramanın” ve hayatın negatif taraflarıyla entegre olmanın önemini vurguladı.
Pazarlama dünyasının en hararetli tartışmalarından biri olan “Vicdan mı, Cüzdan mı?” ikilemi, Oxford Üniversitesi’nden Prof. Andrew Stephen’ın verileriyle son buldu. 58 ülkede 7.500 reklam kampanyasını inceleyen devasa bir araştırmayı paylaşan Stephen, kapsayıcı reklamcılığın bir risk değil, aksine %16,26’dan fazla satış artışı getiren bir finansal kaldıraç olduğunu kanıtladı. Stephen, “Kapsayıcılık ek bir maliyet değil, stratejik bir tercihtir” diyerek markalara net bir mesaj verdi.
Sinema dünyasının Oscar ödüllü ismi Asif Kapadia ise hikâye anlatıcılığında teknik mükemmellikten ziyade “duygu” ve “empati”nin gücüne dikkat çekti. Genç yaratıcılara “Daha çok kitap okuyun, daha az TV izleyin” tavsiyesinde bulunan Kapadia, kendi tarzını “gerçek kurgu” olarak tanımladı.
Ekonomi cephesinde ise Prof. Dr. Hakan Kara, 2026 projeksiyonlarını paylaştı. Kara, küresel sistemlere olan güvenin azalmasıyla altının güvenli liman olarak yükselişini sürdüreceğini ve Türkiye’de yastık altında 400 milyar dolarlık bir hacim olduğunu belirtti.
Etkinliğin en dokunaklı anlarından biri, insan hakları aktivisti ve müzisyen Sonita Alizadeh’in konuşmasıydı. Çocuk yaşta evliliğe karşı müziği bir direniş aracı olarak kullanan Alizadeh, “Onlara matematik değil, güçlü olmayı öğretiyoruz” diyerek kız çocuklarının eğitimi için küresel dayanışma çağrısında bulundu.
Brand Week Istanbul’un ikinci günü, “Brand New World” temasıyla teknoloji, ekonomi ve toplumsal meseleleri derinlemesine ele aldı. Onlar TV’nin değerli gazetecileri, kurumsal çürümeyi tartışmaya açarak markaların etik duruşunun önemini vurguladı. Ticari tarafta Trendyol CEO’su Erdem İnan, e-ihracat başarısını ve yeni yapay zeka asistanını anlattı.
Pazarlama dünyasından liderler, yapay zeka çağında “sanat ve bilim” dengesine dikkat çekerek insan yaratıcılığının stratejik üstünlüğünü savundu. Kevin Chesters hikâye anlatıcılığının değişmez gücüne değinirken, Bonin Bough yapay zekânın insan dehasıyla “hack’lenmesi” gerektiğini belirtti. Ozan Gündoğdu Türkiye’nin yaşlanan nüfus riskine, Özge Öner ise ekonomik paradokslara işaret etti. İkinci gün; İrem Sak’ın ve Melisa Sözen’in dizilerde ve dijital platformlarda modern kadın temsillerinin tartışıldığı oturumla sona erdi.
Final gününde sahne alan Prof. Dr. Evren Balta, dünyanın değişen güç haritasını çarpıcı verilerle ortaya koydu. G7 ülkelerinin küresel ekonomideki payının düşüşüne ve “Batı sonrası” bir dünyaya geçildiğine dikkat çeken Balta, 2025’te 60 trilyon dolara ulaşması beklenen devlet kontrolündeki varlık fonlarının yeni ana aktörler olduğunu vurguladı.
Toplumsal analizleriyle bilinen Bekir Ağırdır, Türkiye’nin “Asimetrik Kum Saati Toplumu”na dönüştüğünü belirtti. Orta sınıfın eridiği ve toplumun %85’inin alt kısımda toplandığı bu yapıda, insanların gelecek konusunda umutsuz hissettiğini ve “uzmanlığa güvenin” sarsıldığını ifade etti.
Pazarlamada “sıradanlığın maliyeti” ise Eatbigfish CEO’su Adam Morgan tarafından gözler önüne serildi. Sıkıcı reklamların ABD’de yılda 190 milyar doların boşa harcanmasına neden olduğunu belirten Morgan, markaların “küçük dramalar” yaratarak bu vasatlıktan kurtulması gerektiğini savundu.
Yapay Zekâ, Oyun ve Aktivizm
Etkinlik boyunca yapay zekâ, sadece bir teknoloji trendi olarak değil, iş yapış biçimlerini dönüştüren bir “çarpan etkisi” olarak ele alındı. Deeper kurucuları İhsan Özçıtak ve Viktor Kuzu, Türkiye’yi yaşayan “persona”lar üzerinden modelleyerek toplumun duygusal dinamiklerini analiz ettiklerini aktardı. Google CMO’su Serkan Girgin ise yapay zekânın bir “hype” değil, yeni başlayan bir yolculuk olduğunu belirtti.
Oyun dünyasının potansiyeline dikkat çeken Bastian Bergmann, oyunların artık bir pazarlama kanalı değil, yeni bir iş modeli olduğunu vurguladı. Z kuşağının sosyal medyadan üç kat fazla zamanı oyunlarda geçirdiğini hatırlatan Bergmann, markaları bu evrene davet etti.
Kapanış: Mana Arayışı ve Apokaliptik Umut
Brand Week Istanbul 2025’in düşünsel finalini felsefeciler yaptı. Ahmet İnam, modern insanın “mana sağlığının bozulduğunu” ve hazır değerler içinde gerçek manayı kaybettiğini anlatırken; Hırvat filozof Srećko Horvat, iklim krizi ve savaşlarla dolu gündemi “Brand New Apocalypse” olarak tanımladı. Horvat, bu karamsar tabloya karşı çözümün, büyük devrimlerden ziyade, küçük toplulukların dayanışması ve birbirine insanca davranmasında yattığını belirtti.
13’ten fazla sahnede yaklaşık 400 konuşmacının yer aldığı Brand Week Istanbul 2025; yaratıcılığın, teknolojinin ve insani değerlerin kesişim noktasında, katılımcılarına belirsizliklerle dolu yeni dünyada bir pusula sundu. Etkinlik, sadece sektörel bilgi paylaşımıyla değil, aynı zamanda geleceğe dair umut ve sorumluluk bilincini tazeleyerek sona erdi.